etimesgut_köyü_inşaa_edilirkenbgbgbg.jpg

ATATURK

ATATURK

E  T  İ  M  E  S  G  U  T

uçak_thk_2_kopya.png
havaalanı_etimesgut_sepya.png
şeker ve çimento fabrikası.png
ANKARABiRAFABRiKASI1bg.png

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yeni bir milletin oluşmasında gerekli olan birçok unsurları birlikte tasarlamıştır. Bir taraftan çağdaş/modern bir ülkeyi oluşturabilmek için gerekli inkılaplar ortaya konulurken diğer taraftan bunların hayata geçirilebilmesi için sahada operasyonel uygulamalar gerekmektedir. Öncelikle kırsal kalkınmaya örnek olacak köy kalkınmasını teşvik edecek bir uygulama başlatılır. Ulaşım açısından Ankara-Eskişehir demiryolu güzergâhında olan, Ankara’ya yakın, uygun bir arazi olarak Ahi Mesut çiftliği vardır. Bu çiftlik, Gazi Mustafa Kemal’in bizzat imzaladığı, 16 Mayıs 1928 tarih ve 6639 sayılı kararname ile satın alınarak, 28 Mayıs 1928 tarih ve 6694 sayılı kararname ile de Ahi Mesud Numune Köyünün kurulmasına karar verilir. Numune Köye yerleştirilecek 50 hanelik Bulgaristan’dan göç eden muhacirlerin buraya yerleştirilebilmesi için köyün hazırlanan planına göre inşaatına hemen başlanılır. 10 Haziran 1928 tarih ve 6723 sayılı Kararname ile Ahi Mes’ud’un kıştan evvel tamamlanması ve göçmenlerin bu evlere yerleştirilmesine ilişkin karar alınır. 28 Mayıs’ta kurulmasına karar verilen, tüm Türkiye’ye örnek olması istenen 50 haneli yerleşim merkezi olan Ahi Mesud, aynı yılın 10 Aralık tarihinde tamamlanarak 6 ay gibi kısa bir sürede başarıya ulaşmıştır. Aynı zamanda Köy’ün statüsü değiştirilerek 1 Haziran 1928 tarihinde Ahi Mes’ud nahiyesi olmuştur.

Bütün bu çalışmalar açıkça göstermektedir ki Ahi Mesud Numune Köyünün kuruluşundan itibaren burada yaşayan insanların ihtiyaçlarının giderilmesiyle ilgilenmeye hatta bizzat ziyaret edilerek çalışmaların yerinde takibine kadar Gazi Mustafa Kemal’in yakın ilgi, bilgi, gözetim ve denetiminde gerçekleştirilmiştir. Hatta Etimesgut’un ismi de bizzat kendileri tarafından konulmuştur. Bu konulara ilişkin detaylı bilgiler ileriki bölümlerde belgeleriyle birlikte yer almaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasıyla birlikte yeni kurulan modern devletin her yönüyle özellikleri şehirlerin yapılarına da yansıyacak şekilde tasarlanmıştır. Bunu yapabilmek için başta başkent Ankara model şehir yapılanması olarak ele alınmıştır. Ülkenin büyük kesiminin köylerden oluşması nedeniyle Köy Kanunu çıkarılarak köylerinde yeni devletin hedeflerine uygun tasarlanması gerekmiştir. Bunun için oluşturulan projelerden birisi de Numune köy projesidir. Etimesgut, Atatürk’ün bu modernleşme idealinden hız alarak önce “numune bir köy” olarak kurulmuş, ardından nahiye yapılarak 16 köy ve üç çiftlik kendisine bağlanmış ve tarımsal ve sınaî kalkınmanın temellerinin atıldığı bir yerleşim birimi olmuştur. Ankara’ya en yakın bu Numune Köy’ün kuruluşunda yapılacak işlerle Gazi Mustafa Kemal bizatihi yakından ilgilenmiş, özel ihtimam göstermiş; pek çok defa bizzat ziyaret ederek yapılan çalışmaları yerinde kontrol etmiştir.

“Model köy Etimesgut’un, süslü evleri, bereketli Ankara Ovası’nın güneyini sınırlandıran tepelerin kuzey yamacı üzerine dizilmiştir. Bu ovadan geçerken geçmişte terk edilmiş bu geniş arazileri düzenlemek ve sulamak için yapılan sulama çalışmaları fark edilir. Bu model, Cumhuriyet’in yenilikçi ruhunun canlı bir örneğidir; burada her şey yenilenmiştir: konutlar, ahırlar, eklentiler, tarım araçları vs.” (Mamboury, 2014:279).

Cumhuriyet’in kuruluş döneminde her ne kadar Köy Kanunu ile bütüncül bir planlama anlayışı içinde çağdaş kırsal çevreler öngörülmüşse de mevcut koşullarda önceliğin iskân ve konut sorununun çözümüne verilmesi gerekmiştir. Bir yandan yurtiçinde sürekli savaş nedeniyle yapılı çevrenin son derece harap bir duruma düşmüş olması, öte yandan Osmanlı Dönemi’nde başlamış olan göçmen akınının Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde de büyük kitleler halinde devam etmesi, yeni yönetimin öncelikle ucuz ve hızlı konut yapımına yoğunlaşmasını gerektirmiştir. Bu bağlamda ilk aşamada yerel gelenekli basit baraka inşasından, ülke geneli için tip projeye dönüştürülmüş “iktisadi hane”ye çeşitli yöntemler denenmiştir. 1920’li yılların sonunda Ankara çevresinde göçmenler için inşa edilmeye başlanan Ahi Mesut (Etimesgut), Samutlu (Temelli) gibi köyler, okul, çamaşırhane hatta elektrik üretim tesisi de içeren, gerçek anlamda yeni yönetimin “ideal köy yaşamı”nı tanımlayan örnek köylerdir. Devlet eliyle inşa edilen ve sayıca çok az olan bu tür yerleşimlerin, mevcut köylere de örnek olması ve böylece köylülerin Köy Kanunu’nda öngörülen imar düzenlemelerini istekli bir biçimde gerçekleştirmeleri beklenmiştir (Eres, 2014).

Etimesgut’taki gelişmeler/modernleşmeler örnek köy olmakla kalmamış, 1923 yılında İzmir İktisat Kongresinde alınan iktisadî ve sınaî tüm kararların bir yansımasını da göstermiştir. Demiryolu güzergâhında oluşu gelişimini teşvik edici olmuş, Güvercinlik Havaalanının burada olması, Şeker Endüstrisinin yönetiminin burada yapılması, Ankara Çimento Fabrikasının burada kurulması, Avrupa’da önde gelen Radyo İstasyonlarından birisi haline gelen radyo istasyonunun burada kurulması, Etimesgut’u sadece kırsal kalkınmanın örneği olmaktan çıkarıp sanayisi ve ekonomisi ile Türkiye’ye örnek hale getirmiştir.